31 NUMARALI REKLAM ALANI
Hawar Haber Ajansı halkların çıkarlarını esas alacak

 Rojava'da Hawar (ANHA) adıyla yayına başlayan haber ajansı, hem Rojava hem de Suriye kentlerindeki gelişmeleri hakikat çerçevesinde kamuoyuna duyurmayı hedefliyor. Kürtçe, Arapça ve İngilizce yayın yapacak olan Hawar ile sadece bir partinin veya bir çevrenin değil halkların çıkarlarını gözeteceklerini söyleyen ajansın editörleri, sermayelerinin emekleri olduğunu ve hakikati yayma yolu ile devrime katkı sunmayı amaçladıklarını belirtiyor. 



115 yıl önce 22 Nisan 1898 tarihinde Kahire'de Arapça harflerle basın sahnesine Kürdistan gazetesiyle ilk adımı atan Kürt halkı, bugün hem işitsel hem görsel hem de yazılı olarak dünyanın dört bir tarafında çok sayıda yayın kurumuyla basın hayatındaki yerini koruyor. Kürt gazeteciliğine yeni soluklar kazandıran Hawar, Riya Teze, Özgür Gündem ve Azadiya Welat baskı yıldırma politikalarına rağmen hakikatin izinde bir yayıncılık sürdürürken, 20. yüzyılın sonlarında Kürtler uydu üzerinden de yayın yapan televizyonlara sahip oldu. Günümüzde onlarca televizyon, radyo, gazete, dergi ve internet siteleri ile halka dünyanın dört bir tarafındaki gelişmeleri aktaran Kürt basınına, en son merkezi Qamişlo'da bulunan Hawar Haber Ajansı (ANHA) da katıldı. Rojava halkının sesini dünyaya duyuracak olan, yine Rojava halkını ilgilendirecek olan gelişmelerin Rojava halkı tarafından takibini sağlamak amacıyla kurulan ajans Kürtçe, Arapça ve İngilizce dillerinde yayın yapıyor. www.hawarnews.com linkinden takip edilen ajans ile artık sadece Rojava değil Suriye kentlerinde de karanlıkta kalanlar aydınlatılacak. Hawar'ın misyonu, yayına başlama gerekçesi, yayın politikası, büroları, çalışanları, finansı ve Kürt Yüksek Konseyi ile ilişkisine dair sorularımızı Hawar'ın Arapça editörü Alan Osman ve Kürtçe editörü İdris Ebdullah ile konuştuk. 



* Suriye ve Rojava'da basının tarihçesi ve durumunu biraz özetleyebilir misiniz. Suriye'de basın nasıl işliyor?



Alan Osman: Baas rejiminden önce Suriye'de basın çok iyi bir durumdaydı. Baas'tan önce 100'ü aşkın dergi ve gazetenin olduğunu belirtebiliriz. Yine sadece Suriye kentlerinde değil aynı zamanda Rojava'da da çok sayıda dergi ve gazete vardı. Ancak 1963'te Baas Rejimi'nin iktidarı ele geçirmesi ile birlikte basın faaliyeti tamamen yasaklandı, gazetelerin kapılarına mühür vuruldu ve yeni çıkarılan olağanüstü hal yasaları ile basın yayın kurumlarının açılması da yasaklanmış oldu. Her alanda olduğu gibi basın yayın alanına da el atan Baas Rejimi 3 gazete ve bir televizyon kurdu. Beşar El Esed dönemine kadar bu böyle devam etti. Esed'in iktidarının ilk yıllarında basın kanunu da ilk defa çıkarılmış oldu. Ancak bu bu yasa da herhangi bir kişinin basın alanında bağımsız bir kurum veya kuruluş açmasına müsade etmiyordu. Esed bu hakkı uluslararası tanınan bir Karikatürist olan Eli Ferzat'a verdi. Eli Ferzat da Domerî adında bir gazete çıkardı. Ancak bu gazetenin Suriye'de yaygınlaşması ve rağbet görmesi, yine rejimin gerçek yüzünü az da olsa deşifre etmesi üzerine ancak 3 yıl dayanabildi. 3 yılın ardından Baas Rejimi istihbaratı tarafından Domerî gazetesi kapatıldı. Suriye'deki durum bu iken Kürt kentlerinde ise durum farklıydı. Hiçbir şekilde Baas Rejimi Kürtlerin çıkardığı herhangi bir yayına izin vermiyordu. Ancak Kürtler gizli saklı da olsa onlarca dergi ve gazeteyi çıkarmayı başarıyordu. Bu başarı da Kürt halkının özgürlük mücadelesinin Suriye'de filizlendiği son 30 yılı kapsıyor. 



* Kürtlerin yaşadığı parçalarda ve dünyanın dört bir yanında hem uydu üzerinden hem de internet üzerinden Kürt basını bu kadar gelişmişken, neden yeni bir ajansa ihtiyaç duydunuz?



Evet haklısınız günümüzde çok sayıda Kürt basın kurumu var. Ancak profesyonel anlamda gazetecilik mesleğini icra eden az sayıda kurum var. Bu en çok da kendisini Rojava'da hissettiriyor. Rojava üzerine çıkarılan ve yayın yapan onlarca dergi ile web sitesi var. Ancak hala Rojava halkının yaşadıklarını tam anlamıyla anlayacak ve tüm dünya kamuoyuna yansıtacak bir seviyede değiller. Zaten bu dergi ve web sitelerin çoğu da burada faaliyet yürüten siyasi parti ve oluşumlara bağlı. Bu nedenle de halkın çıkarlarından ziyade partilerin çıkarları gözetiliyor. Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde başlayan Arap Baharı Suriye ve Rojava'da esmeye başladıktan sonra halkın sesini duyuracak, bu devrimi en iyi şekilde kamuoyuna yansıtacak bir basın kurumuna ihtiyaç vardı. Zaten uluslararası basının da Suriye'deki gelişmeleri Kürtleri dışında tutarak verdiğini ve Rojava'daki devrimi yansıtmadığını görüyorduk. Bu nedenle de hem Rojava hem de Suriye kentlerindeki gelişmeleri objektif bir gözle, hiç kimsenin çıkarlarını gözetmeden, karalama kampanyalarını boşa çıkaracak bir basın kurumuna ihtiyaç duyduk. Bu esaslar üzerine de Hawar adında bir haber ajansının kurulmasına karar verdik ve Hawar ile yayına başladık. 



* Mîr Celadet Bedirxan 1932 yılında Şam'da Kürtlerin çığlığı diye Hawar adında bir dergi çıkardı. 2013'e geldik sizler de aynı isimle Hawar ismiyle bir ajansla yayına başladınıtz. Misyonunuz ne olacak?



Şüphesiz Bedirxan ailesinin Kürt basını tarihinde önemli bir yeri var. Mısır'da Miqdat Bedirxan tarafından ilk defa Kürtler Kürdistan isminde bir gazete çıkarıyor. Ardından da sizin de belirttiğiniz gibi Mîr Celadet Bedirxan Hawar dergisini çıkardı. Bu dergi ile Kürtler ilk defa latin alfabesi ile de tanışmış oldu. Bu açıdan önemli bir etkisi var. Ancak şimdi Rojava devrim sürecini yaşıyor. Medet umma, imdada çağırma ve çığlığını duyurma faslını geçmiş. Kendi devrimini gerçekleştirmiş ve sistemini kuruyor. Bu nedenle de biz ajansımıza hem Hawar dergisi hem de Afrin'deki Hawar Dağı'ndan esinlenerek Hawar Haber Ajansı ismini verdik. Bu çerçevede Hawar'ın misyonu Rojava, Suriye ve Ortadoğu'da hakikatleri duyurma olacaktır. Bütün renk ve sesleri yok eden sistemlere karşı, yine doğayı tahrip ederek yaşanmaz hale getiren sömürüye karşı, her zaman doğal ve demokratik toplumu şiar edinecek ve toplumun sesi olmayı amaçlayacak. 



* Nerelerde büro açtınız sadece Rojava'da mı yoksa Suriye kentlerinde de çalışan ve bürolarınız var mı. 



Rojava'nın tüm kentlerinde bürolarımızı açtık. Yine Hasekî, Şam, Halep, Raka ve Minbije kentleri ile Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta da bir büromuz var. Bu kentlerin tamamında çalışanlarımız var. Şu an itibariyle doğrudan çalışan yaklaşık 50 çalışanımız var ve bunların yarısı kadın arkadaşlarımızdan oluşuyor. 



* Teknik anlamda durumunuz nasıl. Yani fotoğraf makinaları, kamera, bilgisayar ve internet durumunuz ne? 



İdris Ebdullah: Suriye ve Rojava'da bir devrim süreci yaşanıyor. Bu nedenle de her anlamda zorluk yaşanıyor. Basın alanında bu kendisini çok daha fazla hissettiriyor. Her şeyden önce yaşanan savaş nedeniyle hem siyasi hem de ekonomik anlamda bir ambargo ile karşı karşıyayız. Bu nedenle de birçok ihtiyaç karşılanamıyor. Biz de basın olarak bu şartlarda çalışmalarımızı yürütüyoruz. Aslında teknik anlamda birçok şeye ihtiyacımız var; ancak biz bu ihtiyaçları ve eksiklikleri kendimize gerekçe kılmıyoruz. Devrim süreçleri neyi gerektiriyorsa biz de o gerekliliklere göre davranıyoruz. Ancak şu an itibariyle en fazla sıkıntıyı internet ve telefon konusunda yaşıyoruz. Suriye'nin internet ve telefon şebekesi durdurulmuş ve neredeyse hizmet verememe durumuna gelmiş. Bu nedenle de çoğu zaman bürolarımızla bağlantıyı kuramıyoruz. Bu da çalışmalarımızı yetiştirmemiz ve zamanında yaymamız konusunda aksatıyor. Bazen haber, görüntü ve fotoğraflarımızı araçlarla haber merkezimize yetiştirmek zorunda kalabiliyoruz. 



* Rojava'da bütün siyasi partilerin şemsiyesi altında toplandığı Desteya Bilind a Kurd (Kürt Yüksek Konseyi) var. Basın olarak sizin bu Konsey ile bir bağlantınız var mı yoksa?



Yüksek Kürt Konseyi Rojava'da en üst siyasi iradedir. Ve halkın talep ettiği hakları kabul ettirme çerçevesinde hareket ediyor. Bu anlamda bir çalışma yürütüyor ve Rojava'daki bütün halklar tarafından da kabul görüyor. Ancak nihai olarak siyasi bir oluşumdur. Basın da hakikati dile getiriyor ve toplumun sesi olmayı kendisine kıstas alıyor. Bu çerçevede yaklaştığımızda basının üzerine düşen misyonu yerine getirebilmesi için hiçbir güce bağlı olmaması ve hiçbir gücün etkisi altına girmemesi gerekiyor. Bizim Kürt Yüksek Konseyi'ne yaklaşımımız bu çerçevededir. Konseyi Rojava'nın bir gerçeği olarak değerlendiriyoruz ve bu Konsey'in halk için yaptığı çalışmaları da haberlerimizde işleyeceğiz. 



* Gelecekte Kürtlerin yaşadığı diğer parçalara ilişkin de bir projeniz var mı? 



Daha yeniyiz ve çok zor şartlar altında bir çalışma yürütmenin gayreti içindeyiz. İlk olarak hedefimiz Suriye ve Rojava'daki durumu ele almak ve bunu yaymak olacak. Ancak ileride tabiki Kürtlerin yaşadığı diğer parçalarda da haber ağımızı kurmak istiyoruz. Bu çerçevede çalışmalarımız sürecek. 



* Ajansınızın finansını nasıl sağlıyorsunuz?



Bir basın kurumun üzerine düşen rolü doğru temelde yerine getirmesi için ekonomik olarak herhangi bir güce dayanmaması gerekiyor. Eğer ekonomik bir bağımlılığınız olursa hakikat iddianız ne kadar büyük olursa olsun rol ve misyonunuzu yerine getirmemiş olursunuz. Biz bu gerçeklikle yola çıktık. Rojavalılar olarak kendi imkanlarımızla bu ajansı kurduk. Bu bölgedeki birkaç gazeteci arkadaşın biraraya gelmesi ile bu ajans kuruldu. Sermayesi de bu gazeteci arkadaşlarımız tarafından oluşturuldu. Yani tamamen kendi imkanlarımızla bir çalışma yürütüyoruz. 



* Peki bundan sonra ekonomik olarak çalışmalarınızı nasıl sürdüreceksiniz?



Haber ajansları abonelik sistemi ile ayakta dururlar. Günümüzde her ne kadar neredeyse bütün ajanslar ekonomi alanındaki şirketlere bağlı ise de biz hakikat ilkemize göre bunu reddediyoruz. Ekonomimiz emeğimiz olacak. Şimdilik birkaç abonemiz var ve bu sayıyı arttırmayı hedefliyoruz. 



* En son diğer parçalardaki ve başka ülkelerde yayın yapan Kürt basınına bir çağrınız varsa almak istiyorum?



Kürt basını bugün Kürtlerin yaşadığı tüm parçalarda etkili bir yayıncılık yapıyor. Onlarla irtibata geçmek istiyoruz ve halkın toplumun sorunlarının çözümü noktasında güçlerimizi birleştirmek istiyoruz. Günümüzde Kürt basını etkili yayıncılığıyla halka öncülük edebilecek bir düzeye gelmiş. Bunun Kürt basını alanındaki bir birlik ve beraberlikle daha da artacağını düşünüyoruz. Eğer bu birlik sağlanırsa demokratik ve doğal toplumun oluşması da hızlanır. Bu temelde bir an önce Kürt basınının birliğinin sağlanmasını diliyoruz. 



DİHA
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Karşı gazetesi çalışanlarının direnişi...
Çalıştıkları gazetenin kapatılmasının ardından alacakları ve ihbar tazminatları için gazete binasında...

Haberi Oku